Hadi Biraz Cesaret!

Aşk, siz evde otururken gelip kapıyı çalmaz. Kadere de bu kadar ağır bir yük verilmez. Kısmete inanarak, evin odasında saklanırsan, aşkın seni bulma şansı olmaz.

Kim, bir apartmanın bilmem kaçıncı katında bir dairenin kapısını çalarak adres sorar? Biz istiyoruz ki; gözümüz bir yere dikili, hiç etrafımıza bakmadan köşemizde oturalım. Sonra bir prens oradan geçsin, bizi (nedense!) fark etsin. Gelsin gözlerimize baksın, bir anda tüm dünya dursun ve aşk olsun! Oldu!
Hayata karışmadan, aşkın etrafımızda dolaşması çok zordur. Doğru, aşk gerçekten tesadüfleri sever ancak senin de o tesadüflerin yürüdüğü yollardan arada bir geçmen gerekir.
Sosyal ilişkiler, yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır veya öyle olmalıdır. Tek başına kukumav kuşu gibi evinde oturup, ömrünü bilgisayar ya da televizyon ekranının başında çürütüyorsan, aşkın sana çarpmasını bekleyemezsin.
Dışarıda akıp giden bir hayat var. Bu hayata dahil olmalısın. Aşktan önce, yaşamını renklendirmelisin, beslemelisin, kendini mutlu etmelisin.
Bir arkadaş çevren olmalı, paylaşmalısın. Kendine ayıracağın zamanın, hayatına renk getirecek hobilerine ayıracağın zamanın olmalı. Her şey para değil! Neredeyse her şehirde, bedava yapılan aktiviteler, yardım kuruluşları, gönüllü olabileceğin pek çok kurum var. Hayata karışmak, her gece club ortamında dans ederek kendinden geçmek değildir. Onu da yaparsın, elbette eğlenceye de yer ayırırsın ancak yaşamın daha üretken ve değerli olmalıdır.
Kadın ve erkek ilişkilerinin en rahat kurulduğu ortamlar, arkadaş ortamlarıdır. Tanıdığın insan sayısını, aktivite sayısını geliştirmelisin.
Aşkı bulmak istiyorsan, armaya da gönüllü olmalısın. Hadi biraz cesaret! Dışarı çıkıp, hayata karışmalısın!
Candan Ünal
candanmektuplar@msn.com

0 Response to "Hadi Biraz Cesaret!"

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

wibiya widget

powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes | Converted by BloggerTheme